"İnsanın yalnızca yarısı kendisidir, öteki yarısı da kendisini nasıl ifade ettiğidir." -Ralph Waldo Emerson
14 Aralık 2011 Çarşamba
Just a Potato..........
Yine tarif veresim var. Yılbaşı sofrasına bile yakışabilir bence.Just A Potato ......
Değil işte sadece patates değil. Görüntüsü , lezzeti hepsi güzel. Ben bazen etin yanına garni bulamam hep aynı şeyleri yapmaktan korkarım. Bu arada felaket patatesçiyimdir de. Sanırım her türlüsünü yapabilirim. Ve severim. Ama bu Hasselback Potatoes......yok mu? Sadece patates değil.
Çok şık. Alternatifleri de çok ama bu bayağı iiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiyiiiiiiiiii.
Aslında hiç bir numara yok. Tek yapmanız gereken güzel kesmek aralarına tuz, sarmısak ve zeytinyağı karışımını sürüp fırınlamak. Alternatif tarifler zeytinyağı karışımınız biberiyeli olur, kekikli olur sonu yok bence.
Benim takıldığım başta resmini gördüğünüz İsveçte bulunan bir otelde yapılmış. Literartüre geçmiş. Bu gün çok bilinen bir isim ve tarif olmuş. Vasat bir patates hem de yapımı çok kolay.
EEEEE bizden ne haber? O muhteşem Türk mutfağı neleriyle anılıyor. Halaaaaaa gereksiz şekilde Türk mü ? Yunan mı ? sorgulaması. Sonuç Yurt dışında % 90 ı Yunan yemeği olarak anılıyor. Uluslararası özel yarışmalarda skorlar ne durumda? Yada bir turiste sorunca Turk yemeğine örnek verirmisin diye , kebaptan başka ne cevap alabiliyoruz?
Biraz tanıtımla neler yapılabilir en iyi örneği , şu küçücük otel adını ve tarifini dünyaya duyuruyor ve rezervasyonları dolup taşıyorsa......
İstemek ve tanıtım yapmak yetiyor demek ki..........Gerisi boş sen kendi kendine ne kadar güzel yaptım dersen de. Müşteri çekemedikten sonraaaaa........
Sonuç : Melis yine der ki, müthiş bir mutfağımız var birazcık tanıtımla sesimizi duyursak dünyada son trend olan gurme turlar düzenlesek bir de tarihimizi sunsak, işte o zaman zengin ve gerçekten para harcayan turisti yakalamış oluruz. Üç kuruş para verip herşey dahil turla Türkiye'ye gelen ve dışarıda da asla para harcamayan turist tabii ki gelmeye devam etsin ama gelir açısından düşünürsek asıl para harcayanı gelsin.
Hiçbir tarihi değeri olmayan demiyeyim peki , ama çok yakın geçmişe ait sanat çalışmaları yada müzeleri pazarlayıp turizmi patlatmış olan devletler örnek olmalı bize.
Bizim topraklarımız kaç kat üst üste medeniyetler kurulmuş, nereye baksan tarihi kalıntı, müzeler paha biçilemeyen parçalarla dolu , eeee bir de bu mutfak. Yeterli pazarlama ve tanıtımla Monaco gibi oluruz, diğer örnekleri kıstas alınca neden olmasın? Okunmak ve yorum almak üzere.......
12 Aralık 2011 Pazartesi
Paulo Coelho...........The Great Master........
Şimdi de hayranı olduğum Paulo Coelho'nun blogundan bir alıntı yapacağım. Bu alıntı falan değil , resmen yazısının tamamı. Ama kaçırılmaması gereken yazılarından biri ben ce...........
Ben şimdi haddim olmayarak aralara renkli harflerle girip, yorumlarımı paylaşacağım. Şimdiden sürç-ü lisan (-tabii ki edeceğim biliyorum ) edersem aff ola.
* So create the one you need...........
Yazısından önce araya girmeden olmazdı......
1 min reading: Manual for climbing mountains
A] Choose the mountain you want to climb: don’t pay attention to what other people say, such as “that one’s more beautiful” or “this one’s easier”. You’ll be spending lots of energy and enthusiasm to reach your objective, so you’re the only one responsible and you should be sure of what you’re doing.EEEe taman ben işte. I really dont give a ...... Bildiğimi okuyorum. O dağa tırmanmak istersem ki o bana yeter gerisi vızzzzz İstediğimi tırmanırım hemde ister 1 satte ister bir ömür boyu.....Kime ne?B] Know how to get close to it: mountains are often seen from far off – beautiful, interesting, full of challenges. But what happens when we try to draw closer? Roads run all around them, flowers grow between you and your objective, what seemed so clear on the map is tough in real life. So try all the paths and all the tracks until eventually one day you’re standing in front of the top that you yearn to reach.İşte bu zor zamanları hayatın. O uzaktan güzel gözükenlerrrrrr Neyse zirveye çıkmayı kafasına koyan onu da alt eder.
C] Learn from someone who has already been up there: no matter how unique you feel, there is always someone who has had the same dream before you and ended up leaving marks that can make your journey easier; places to hang the rope, trails, broken branches to make the walking easier. The climb is yours, so is the responsibility, but don’t forget that the experience of others can help a lot.İşte burada benim için sıkı dostlar ok yerleri ayrı ama yaşça büyük sevdiklerimin tecrübeleri daha önem kazanıyor. Kim olursa olsun benim için tek önemli olan seviyor olmam. Bu benim tırmanışım her aşamasında kararı ben veririm ama tecrübelerden de faydalanmamak ayıp olur doğrusu.
D] When seen up close, dangers are controllable: when you begin to climb the mountain of your dreams, pay attention to the surroundings. There are cliffs, of course. There are almost imperceptible cracks in the mountain rock. There are stones so polished by storms that they have become as slippery as ice. But if you know where you are placing each footstep, you will notice the traps and how to get around them.İşin bu kısmı da zor , yani düşüp kalkmadan tırmanmak zevksiz olur du bence. Düşeceksin ki zirvenin tadına varasın. Çok kolay çıksam hiiiiç tatmin etmez beni.
E] The landscape changes, so enjoy it: of course, you have to have an objective in mind – to reach the top. But as you are going up, more things can be seen, and it’s no bother to stop now and again and enjoy the panorama around you. At every meter conquered, you can see a little further, so use this to discover things that you still had not noticed.Ok sonuçtan zevk almayı unutma , ama en keyifli ve her zaman hatırlayacağın yanı yolculuğun şekli. İleride soranlara zirvedeki manzarayı 5 dakika anlatacaksın ama yolculuğu anlatman bitmeyecek. Her seferinde farklı şeyler hatırlayıp tekrar tekrar anlatacaksın.
F] Respect your body: you can only climb a mountain if you give your body the attention it deserves. You have all the time that life grants you, as long as you walk without demanding what can’t be granted. If you go too fast you will grow tired and give up half way there. If you go too slow, night will fall and you will be lost. Enjoy the scenery, take delight in the cool spring water and the fruit that nature generously offers you, but keep on walking.Timing en önemlisi. Hayatta herşeyin bir zamanı vaaaaaaaarrrrrr unutma.
G] Respect your soul: don’t keep repeating “I’m going to make it”. Your soul already knows that, what it needs is to use the long journey to be able to grow, stretch along the horizon, touch the sky. An obsession does not help you at all to reach your objective, and even ends up taking the pleasure out of the climb. But pay attention: also, don’t keep saying “it’s harder than I thought”, because that will make you lose your inner strength.Evvvvvet buna motivasyon diyoruz. İçin zaten biliyor yani niyetine girmiş boşu boşuna sıkmaya gerek yok. Sadece bilmek yeter. Yapacaksın.
H] Be prepared to climb one kilometer more: the way up to the top of the mountain is always longer than you think. Don’t fool yourself, the moment will arrive when what seemed so near is still very far. But since you were prepared to go beyond, this is not really a problem.No comment.........
I] Be happy when you reach the top: cry, clap your hands, shout to the four winds that you did it, let the wind – the wind is always blowing up there – purify your mind, refresh your tired and sweaty feet, open your eyes, clean the dust from your heart. It feels so good, what was just a dream before, a distant vision, is now part of your life, you did it!Her zaman her yerde tepkini göster. " Clean the dust from your heart " ne müthiş bir cümle ......
J] Make a promise: now that you have discovered a force that you were not even aware of, tell yourself that from now on you will use this force for the rest of your days. Preferably, also promise to discover another mountain, and set off on another adventure.İnsan bir kere yapabildimi bir daha bisiklete binmek gibi asla unutmuyor ve her zaman başarabileceğini biliyor. I will I will................
L] Tell your story: yes, tell your story! Give your example. Tell everyone that it’s possible, and other people will then have the courage to face their own mountains.Ben zaten neredeyse story teller oldum. : )
I LOVE YOU PAULO COELHO , FEEL SO LUCKY TO KNOW YOU...........
MASTER.............
In peaceful tranquility quiet your mind, then empty and erase your mind of thoughts.*
Bu pek mümkün gibi gözükmüyor en azından benim için. Ama belki şööööle meditasyon falan yapabiliyor olsam belllki. Bu huzurlu sükunet eğer ulaşılabilirse bence insan ömrüne ömür katar. Şimdi hayvanlar aleminden bazı fotoları paylaşacağım. Ama bu fotolar konuşuyor. Evet hayvanların hepsinin gözleri konuşuyor.
Şşşşşşşşş Queen is meditating.......... İşte o huzurlu sükunete ulaşmış.........
Bu ukala yaramaz resmen annesine kafa tutuyoooooo. Ben bu sahneyi bir yerden çıkartacağım amaaaaa. Kızımın odasımı yoksa bu halleri yeni başlayan oğlumun odası mı?
Eeeeeeeeeee bu aşk değil de ne peki?
" Tanrım, sen yavrularımı koru. Onları tüm kötülüklerden sakın ............"
Sonuç Melis der ki: İnsanlar hayvanlardan geliyor. Aynıyız. Onlar sadece konuşamıyor. Ama en azından ifade edebiliyor. Ya konuşamayan insanlar ne yapsın...........Burada dilsizlerden bahsetmiyorum, anlayan anladı. Konuşamayanlardan bahsediyorum konuşamayanlardan...... Ne acı...........
Bu pek mümkün gibi gözükmüyor en azından benim için. Ama belki şööööle meditasyon falan yapabiliyor olsam belllki. Bu huzurlu sükunet eğer ulaşılabilirse bence insan ömrüne ömür katar. Şimdi hayvanlar aleminden bazı fotoları paylaşacağım. Ama bu fotolar konuşuyor. Evet hayvanların hepsinin gözleri konuşuyor.
Şşşşşşşşş Queen is meditating.......... İşte o huzurlu sükunete ulaşmış.........
Bu ukala yaramaz resmen annesine kafa tutuyoooooo. Ben bu sahneyi bir yerden çıkartacağım amaaaaa. Kızımın odasımı yoksa bu halleri yeni başlayan oğlumun odası mı?
Eeeeeeeeeee bu aşk değil de ne peki?
" Tanrım, sen yavrularımı koru. Onları tüm kötülüklerden sakın ............"
Sonuç Melis der ki: İnsanlar hayvanlardan geliyor. Aynıyız. Onlar sadece konuşamıyor. Ama en azından ifade edebiliyor. Ya konuşamayan insanlar ne yapsın...........Burada dilsizlerden bahsetmiyorum, anlayan anladı. Konuşamayanlardan bahsediyorum konuşamayanlardan...... Ne acı...........
Translation................
Komik milletiz. Ama bir çeşit ukalalığımız da var. Yani biz genelde bir konu hakkında bilgimiz yoksa bilmediğimizi çaktırmamaya çalışıp kıvırırız. Bir bilene danışmayı ise genelde yiğitliğimize yediremeyiz ki kimselere sormayız. İşte bunun örneklerinden biri " İngilizce bilmeden yine de Ay lav yu" demiş.
10 Aralık 2011 Cumartesi
Essere felice per tutto il tempo*
* Her zaman mutlu ol.
Kolay mı? Kolay aslında. Mutlu et ki mutlu olasın. Daha kötü durumda olanları düşün ki mutlu olasın. Şükrünü bil ki mutlu olasın. Pollyanna ol ki mutlu olasın. Her ne şekilde yaşıyorsan mutlu olabilmelisin.
Bu cümleler bu güne kadar okuduğum doğu felsefesini anlatan yada kendini geliştirme serilerinin özüdür.
Sonuç yine (- ben ce) demeden yapamıyacağım : Mutluluk elimizde ama haberimiz yok. Hani şu evrene istediğimizi söylüyoruz o da bize sunuyor yaaaa işte o nu demek istiyorum. Mutlu olmayı isteyen oluyor. Aktan karadan, gökten buluttan, çocuktan çiçekten oluyor işte.
Bu paylaştığım resim her gün birisini mutlu et diyor , kendin olsan bile diyor sonra da. Her gün kendimizi mutlu edebilmek işte iş bu kadar basit.
Bazen her şey kötü gitse de , kendimizi çökmüş hissetsek te............ Güzellikleri paylaşsak ve atlatsak fena mı....... Ben şimdi bir güzellik paylaşacağım.
1) Hayranlarından özür dilerim ama ben o tarza hayran olmama rağmen kendisini daha doğrusu sesini yeni tanıdım. Chavela Vargas .......Müthiş bir ses. Dünya tanıyor ama cahil ben henüzzzz
Costa Rica doğumlu bu müzik aşığı kadın, 14 yaşında müzik aşkı yüzünden Mexico ya gidiyor. Erkek gibi giyinip, cigar içip silah taşıyor. Bir de hani şu meşhur Meksika pançoları vardır ya JORONGO onun da kırmızısını üzerinden hiç çıkartmıyor. Frida'nın sevgilisi olduğunu da saklamıyor. Neyse bu müthiş ses insanın içine işliyor Fado gibi. Ağlıyor, aşık, inliyor ama denemeye değer mutluluk veriyor. Bu gün kendisini mutlu edememiş olanınız var sa yada bir kere daha mutlu olsam fena mı diyen varsa denesin. Pişman olmayacağınıza eminim.
Okunmak ve yorum almak üzere.............
8 Aralık 2011 Perşembe
FAZIL SAY............
Deha. Sanatçı gerçek sanatçı. Onu okadar çok seviyorum ki. Elimden geldiğince takip ederim. Twitter da ve facebook ta da takipcisiyim. Eğer siz de öyleyseniz bilirsiniz ama benim bu yazım haberi olmayanlara.
Mezopotamya sonunda bitti. Hazır yani. Son eserinden bahsediyorum. Bu bir senfoni ve kendisini iyice geliştirdiğini ve işinden çok memnun olduğunu söylüyor.
Sözüm sevenlere tabii ........ Eğer kendini " İstanbul " senfonisinde acemi buluyor ve şimdi oldu diyorsa gerisini siz düşünün.
http://vimeo.com/33305994
Bu video yu seyretmenizi tavsiye ederim. Sonunda yayınladı. İşin ruhunu sanatçının ağzından dinlemek bana daha çok keyif veriyor. Eseri bambaşka açılardan algılamamı ve dolayısıyla daha fazla sevmemi sağlıyor. Tekrar ediyorum onu çok seviyorum. Son zamanlarda girdiği polemiklerde ki muhatabları ise beni acayip üzüyor. Kulvar farkını unutup laf yetiştirmeye çalışıyorlar. Üzücü......vakit kaybı........ Biraz FAZIL SAY'ı tanımaya ve işlerini anlamaya çalışsalar. Ve hatta turnelerini, verdiği konserleri ve aldığı ödülleri öğrenseler eminim utanıp susarlar. Ama yoook anlayamazlar eeee basına da malzeme oluyor seviyesiz seviyesiz yorumlar.............
Fazıl Say seni çok seviyorum ve başarılarının devamını diliyorum. Müthişsin. Mezopotamya yı en kısa zamanda dinleyebilmek üzere...........
7 Aralık 2011 Çarşamba
MAGIC..............
Bu bir gerçek. Kimsenin akıl edemediğini edip birşeyler icad etmek ehhhh kolay olmasa gerek. Bilim adamları kendi aralarında da sanırım biz normal insanlar için bunu düşünüyorlar .....Zavallılar ...Dumb larrrrrr
Eğlenceli ve ilginç bir video paylaşmak istiyorum. Ne işe yarar bir gün nasıl insanlık için fonksyonel hale gelir bilmem ama işte bir bilmece olarak karşınıza çıkarsa cevabını bilebilin. Seyredin enteresan.
Bir de bilmece uyduralım.:
Bir balonu şişirip ucunu bağladıktan sonra patlatmadan ve ucundaki düğümü açmadan tamamen söndürüp tekrar şişirebilirmisiniz? If yes , Nasıl ? He he he have fun ve scientistlerin kıymetini bilin.
http://gags.net/geeky/balloon-gets-frozen-in-liquid-nitrogen-video_f819e9f9c.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)












