2 Kasım 2013 Cumartesi

Just for Joy

 Bunu yapabilen zaten nirvana ya gelmiş deeee dönmüş bile. O negatif şeyleri şöyle elimizin kenarıyla uzaklaştırsak ve şükretmeyi unutmasak. Ve istemeyi bilsek. Evrene iyi dileklerimizi yollayıp huzurlu olmayı becersek.
Hani şu Japonarın yaptığı su testini hiç unutmasak.
Test şöyleydi: 2  bardak su alıyorlar aynı kaynaktan ve birisine günlerce hard müzik dinletip düzenli şekilde gelip nefret içeren kötü sözler söylüyorlar diğer suya ise soft dinlendirici müzikler dinletip düzenli şekilde güzel tatlı konuşmalar yapıyorlar. Sonuç şaşırtıcı oluyor 15 günün sonunda negatif yüklenen su bulanıklaşmış diğer su ise berrak kristal gibi duruyor. Yani bilimsel bir ispat işte...................... Anlayana , anlamak isteyene.....

Yaniiiiiiiiiii çok fazla düşünmeyin. Biraz oluruna bırakın. Düşünceli ve sıkıntılı insanın cildi grileşiyor ve suratı gerçekten çirkinleşiyor.


 Yaniiiii becerebiliyorsanız ne ala.............. Hani şu seninle konuşmak beni çok rahatlatıyor diyenler var ya ........ Onlara kanmayın aslında zehirlerini size akıtıyorlar kendileri hafifliyor ama siz artık onun dertleriyle yüklü üzüntülü birisi olup çıkıyorsunuz.


 Keşkeeeeee...............


 Unutmayın.................


 Yaniiiiiiiiiiiiiii.......................


Ben ce de............................

Az önce ki mesajdan sonra bu sadece bir iyi niyet ispatı yadaaaa çalışmasıdır. Anlıyacağınız Delirmedim henüz .....................Halaaaaa  içimde iyilik var o "wild thing " bastırılmış vaziyette . Siz resimler ve yazılardan keyif alın. Enjoyyyy yani enjoyyyyyyy.
:))

WILD WILD THING..........

Evet çok doğru "hepimizin içinde vahşi birşey var" Ben bunu trafikte anladım. Eskiden trafikte yol vermeyen ve ara gazı verip üstüne üstüne kıran sapıkları yada delileri anlamazdım.
Ama meğer benim de içimde onlardan varmış. Zor tutuyorum "henüz" ama bir bıraksam neler yapacak kimbilir.
Genelde kendimi hep " ahhh ben de şöyle 2.el bir tahoe jeep olacaktı daaaaa " derken buluyorum. Karşımdakinin tamponunu ne hale getirebileceğim yada o sevimsiz suratının altında ki kapıyı nasıl içeri göçerticeğimi hayal ediyorum.
Trafik deli dolu deli............. Hele benim gibi uzun yol şöförüyseniz..............Keşke kamyon şöförü demek isteseydim onlar en azından trafikte pek kalmıyor ve hep şehirler arası güzel doğa manzaralarıyla yol alıyor. Ama bennnn öyle mi.............Normalde yarım saat hadi bilemedin 45 dk lık yolu 3.5 saatte aldığım oluyor. Elimde belediyenim trafik bilgilendirme uygulaması açık ve kırmızı görünce alternatife kaç kaç kaççççç
Biliyorum ki yolumda kalsam daha iyi olur ama dayanamıyorum trafik aksın istiyorum ve kaçıyorum.
Hatta bazen bana yol vermeyenlere " versen ölür müsün, boyun mu uzadı yada sen benim nerelerden beri bu halde geldiğimi biliyormusun ?"  demek istiyorum.
Sözün özü şudur ki siz si olun trafikte kimseye bulaşmayın ya zaten delidir yada benim gibi delirmesine ramak kalmıştır.
Huzurlu ve mutlu, trafiksiz bir haftasonu diliyorum...................

27 Ekim 2013 Pazar

Truth...........* Principale..............**



*: gerçek
**: asıl
Not:  Doğru değil mi?
Bunun bizim güzel Türkçemizde çok komik ve biraz argo hali var ki çıtlatmasam olmaz.
Düşün düşün .......................dur işin.
Atalarımız doğru söylemiş. Çok uzun düşünmemek lazım hem genelde ilk aklımıza gelenin de doğru çıktığını unutmamalı.............. Çok takılmadan biraz oluruna bırakıp yaşamalı yaşatmalı :)) Enjoy life işte :))

22 Ekim 2013 Salı

To be Limited Edition in Turkiye



Kocaman bir tatil geldi geçti. Bayram tatili 9 gün. Biz İstanbul'u bekledik kaçmasın diye. Kaçmadı bir yere ama aslında fena da değildi hani. Trafik rahat (sonradan yetkililerin söylediğine göre araçların % 60 şehir dışındaymış) İstediğin yere zırt diye gidiyorsun. Hoştu kısacası....

Hee bir de "staycation" diye bir trend öğrendim "en son modaymış" ve ben de takipçilerindenmişim : ))
Amerikalıların uydurması işte stay - at home - vacation Yani tatilde bir yere gitme evinde yan gelip yat. Ekonomik kriz yüzünden bir yere gidemeyen orta halli Amerikalıyı kandırmak için uydurdukları bu tabir şöyle anlatılıyor : Amerikalı zenginler staycation un öncüsü.......................
Kandırmaca yersen............ bayramda evdeydik staycation ama gitsem de fena olmazdı hani............ havaalanı rezilliği bile çekilirdi.

Kandırmacalarla yaratılmış bir düzen işte..............Sabah sabah tv de sevimsiz bir BB* açıklama yapıyor "onlar için yapıyoruz............ parasını da yatırdık" Yersen............ yiyen ve ona karşı çıkan gençlere kızan cahil bir kitle................" ne var canım onlar da abarttı " diyen umursamaz cahil bir kitle....................

Uzun senelerdir oynanan oyunlar ben ce meyvelerini verdi işte............... Cahil , geleceğini düşünmeyen, gününü kurtarma derdinde olan, toprak ve bayrak sevgisini yitirmiş, milli bayramlarımızı ciddiye almayan ve hatta törenlere çocuklarını yollamaya üşenen - kendisi götürmek zorunda olduğundan..................... Birşeyler olduk çıktık.
Ben se elimden geldiği kadar bu değerleri çocuklarıma geçirmeye çalışan "limited edition" birşeyim. 29 Ekim i ise aşkla bekliyorum. Her sene yaptığım gibi Bağdat Caddesinde olup yürüyüşe katılacağım çocuklarımla .
Benim gibi düşünenlerin artmasını dileyerek.................

*BB : Best Before , Belediye Başkanı, Bed & Breakfast , Blemish Balm .........yersen :))

4 Ekim 2013 Cuma

Sinema



Hafta içi gittiğim filmler Blue Jasmine ve Malavita ikisi de hayran olduğum sanatçıların işi. Woody Allen' ı herkes sevmez ama ben çok severim. Yönetmen olarak ta extra takdir ederim. Onun filmlerini kaçırmam. Mekanlar, ışık, oyuncular, senaryo, müzik hepsi ama hepsi güzeldir onun filmlerinde. Blue Jasmine de onun son filmi. Zaten Cate Blanchett ve Alec Baldwin var daha fazlası gerekir mi bilemem..... Gidin derim ama yine de bir uyarı yapmadan edemem o da hani bazı filmler vardır bitince film havada kalır işte bu film de ben de o hissi verdi. Bitemedi.....


Bir diğer film ise yine hayranlık duydyğum Robert De Niro ve  Michelle Pfeiffer 'ın oynadığı Malavita bu filmden de fazla beklentiniz olmasın. Hafif bir film. Hani sanki yapımcı demişki "şunları oynatalım gişe yapar" ,
oyuncular da demiş ki "oluuur oynayalım bu ara masraflar çok".... Yani ehhhh.  Ama yine buna da gidin derin arasıra güldüren hoş vakit geçirmenizi sağlayacak bir film.
Bu haftalık iki film fena sayılmaz. Enjoy..........

30 Eylül 2013 Pazartesi

ART IN ISTANBUL NOWADAYS

Bienal en önemlisi ve kaçırılmaması gereken etkinlik. Ben antrepo 3 ile başladım. Cumartesi gittiğimden kalabalıktı. Bu sene girişleri de ücretsiz yapmışlar yani gitmemek için kimsenin mazereti kalmadı.
ANNE BEN BARBAR MIYIM ? Tema.....
Benim haddim olmayarak (sanat eğitimi almadığımdan) bir önerim olacak. Eğer önceden sanatçıları tanımıyor, işlerini takip etmemiş yada sanat eğitimi almamış sade vatandaş iseniz ben ce bienal rehberli gezmeyle daha fazla zevk alacağınız bir etkinlik olacaktır. Yani çalışmaların yanında ki küçücük tanıtım yazısı yetersiz kalır.





Favorim....


Bu foto da malesef detaylar çıkmadı ama siyah kalemle sanatçı yazılarda değişiklik yapmış Eğlenceli ve düşündürücü bir hal almış.....





Kültür yoksa olmaz diyor sanatçı. Ben bayıldım ............. Anlayana ............


Bu çalışmada "şüphelilerin kutuları " var diyeyim........... Gidile görüle.............




 "SESSİZLİK" adlı çalışma.......




İşte benim favorim.............. Resmini çekemedim. Anlaşılmazdı............ Çıkışa yakın hafif labirent gibi L bir giriş. İçerisi  zifiri karanlık uzun ince bir dikdörtgen mekan. İçeride sizi Atatürk Kültür Merkezinin fasadı bekliyor. Uzakta.......... Zor nefes alıyor............. Yoğun bakımda............. Çok etkilendim ben. Müthiş bir iş. Kaçırmayın.




Doğru söze ne denir ?



Bu çalışmanın adı da "LAMENTO"  Rehbersiz gezdim ya dert edindim kelimenin anlamını buldum.
Feryat eden kişi..... Ağlayan kişi........... dedim çıktım işin içinden. Gerçektende yerdeki seramik adam dertliydi işte. Benim konu mankenim ise hiç dertli olmasın :))

Uzun sözün kısası bu işleri sevenler kaçırmayın. Bienal 20 Kasım a kadar devam edecek.
Diğer mekanlar ise: - Galata Özel Rum İlkokulu
                              - Arter
                              - Salt Beyoğlu
Toplam 88 sanatçının eserleri sizleri bekliyor. Ben yine buradan gittikçe kısa kısa detay geçerim. Sonuç İstanbul yaşıyor .............. Hayattayken ve buradayken kaçırmayın...............